Allah Resulü Hz Muhammed, sallallahu aleyhi ve sellem: Temizliğe imanın yarısıdır” derken, Allah (cc) Bakara suresi 222. ayette “Muhakkak ki Allah, çok tevbe edenleri ve temiz olanları sever.” buyurmuştur.

Peki bu temizlik, sadece bedeni kirlerden arındırmak ya da elbise temizliği olabilir mi?
Yoksa buradaki temizlik hani biri öldüğünde “Allah rahmet eylesin temiz adamdı” dedikleri anlamdaki temizlik midir?
Kişinin dilinin, ahlâkının, kalbinin temizliği bedeninin temizliği kadar hatta daha da önem değil midir?
Konuştuğu zaman yalan söylemeyen, küfür etmeyen, dedikodudan uzak duran, iftira etmeyen, boş sözlerle insanları eğlendirmeye uğraşmayan, başkalarının yaptıklarıyla alay etmeyen, başkalarının hakkına girmeyen insalar için söylenen “temizlik” bu soruların cevabını olandır.
Ne yazıktır ki insanların büyük bir çoğunluğu yalan, küfür, dedikodu ve boş sözlerin peşinden ömür geçirmekteler. Birçoğumuz yalan söylemeyi, dedikodu yapmayı babasından annesinden sıradan bir davranışı öğrendikleri gibi öğreniyor ve kendilerinden sonrakilere miras olarak bırakıyoruz.
En’am Suresi 6. Ayette bu insanları şu şekilde tarif ediyor Allah (cc):
Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah´ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.

İmam Gazali temizliği zahiri (görünen, dış) temizlik ve batini (içte olan) temizlik olarak sınıflandırır.
Batıni temizlik üç kısımdır :
- Azaları günahtan temizlemek.
- Kalbi fena ahlaktan temizlemek.
- Kalbin özünü Allah’tan gayri her şeyden temizlemek.
Zahiri temizlik üç kısımdır :
- Necasetten taharet (pisliklerden temizlenme)
- Abdestsizlikten taharet.
- Tırnak, kıl vs taharet.
Gerçek temizlik hem beden hem ruh hem de çevrede yapılacak temizliğin bütünüdür.
İnsanın yaşadığı çevrenin temizliği de Allah’a ve ahiret gününe olan imanının göstergesidir. Elindeki çöpü nereye denk gelirse atan bir insan bunun hesabını elbette verecek. Allah’a ve ahiret gününe inanan her insan yaptığı her şeyin hesabını vereceğini bilir ve buna uygun davranır.
Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.(Zilzal 7,8) buyuran Allah (cc) insanın yaptığı her şeyden hesaba çekileceğini söylemektedir.

Toprağa karışan bir pil, bitkiler ve hayvanlar yoluyla insanlara geçerek sakat doğumlara hatta kanserlere neden olabiliyor. Cıva, merkezi sinir sisteminde tahribatlara neden oluyor. Kurşun, kansızlık, mide rahatsızlıkları, kısırlık ve kansere neden oluyor. Kadmiyumun ise prostat kanserine yol açtığı biliniyor.”
Önemsenmeden yapılan birçok işin sonunun nereye gideceğini, kimin canını yakacağını düşünmemiz gerekiyor.
Yere atılan bir sakızın pek çok kuşun ölümüne sebeb olduğunu biliyor musunuz?

Günümüz müslümanları bir hadis-i şerifi bile yaşamına uygulayamayan kişi midir?
Bunu çokça düşünmemiz gerekiyor.

